İçimden Dökülenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçimden Dökülenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2013 Cumartesi

17 Ağustos 1999

Bugün o acı günün yıldönümü,  aradan 14 yıl geçmiş olmasına rağmen acılar hâlâ taze bir biçimde...
Içimden o kadar çok şey yazmak geliyor ki, depremi yaşamadığım halde...
Sabah ig de bu yazıyı gördüğümden beri hıçkırarak ağlıyorum, o ses kulaklarımdan gitmiyor, "Sesimi duyan var mı?" Televizyonda bir kurtarma ekibinin enkaz başında bu şekilde seslenmesi hala gözümün önünde ve kulaklarımda...
Rabbim bir kez daha böyle bir acı yaşatmasın inşallah...

2 Mart 2013 Cumartesi

Bir Garip Hallerdeyim


Son zamanlarda bu fotoğrafda ki gibi hareket eden bir arabanın camından izler gibi izliyorum hayatı....
Özle hızlı, öyle boş geçiyor ki zaman hep bir telaş hep bir karmaşa, ve tıpkı bu arabanın içindeymişim ve güzelliklerin yanında durmadan hıphızlı geçip gidiyorum sanki...
Duraklar yok olmuş durucak yer kalmamış ve ben freni patlamışcasına hızla gidiyorum, durdurucak ve bana yardım edecek kimse kalmamış etrafda, işin acayip tarafı yapayalnızım sanki...
Sonra sanki boşveriyorum, "durmasamda olur, hayat beni bir yerde mutlaka durdurum" derken buluyorum kendimi....
Bazende duramamaktan korkuyorum, direksiyona sımsıkı sarılıp fren içine göçene kadar basmak istiyorum...
Zaman, mekan kavramı kalmıyor bazende sanki uyuyorum ve rüya görüyorum...
Bir çok şeyi "Unuttum" demek istiyorum ve tabi <<UNUTMAK>> istiyorum ama yapamıyorum, birileri, birşeyler sanki bana engel oluyor...
Bazende her şeyi yapasım geliyor, içimde bir çağlayan haykırıyor, ama gene umutlarım kırılıp kalakalıyorum...
Ne yapmak istiyorum hiç BİLMİYORUM! yorgunmuyum? onuda ÇÖZEMİYORUM!
Karamsarlıklarla boğuşup duruyorum, kalakalıyorum  direksiyonun başındayken hareket edemiyorum bazende, velhasıl ben kendi halimden hiç memnun değilim, ne olur! nasıl olur! diyerek geçip gidiyorum hayat arabasını sürerken........................................................................

02.03.2013

Dipnot: fotoğrafın sahibinin andrew nudrig olduğunu sanıyorum, samsung tabletten arka plan fotoğrafı oarak indirdiğimde fotoğrafın altında www.andrewnuding.com yazıyordu....

12 Aralık 2012 Çarşamba

12.12.12



Üç 12 bir arada, sanırım gün, ay, yıl aynı olan tarihlerin sonu oluyor bu tarih artık kendimizi şanslımı sayalım yoksa bahtsız mı bilemedim, 12 yıldır hep insanlar önemli günlerini bu tarihlere denk getirme çabasındaydılar, merak ediyorum acaba denk getirdikleri bu rakamlı tarihler hayatlarında nasıl birer değişiklik sağladı, bu rakamlar uğur getirdimi onlara, hayatımda hiç denk gelen tarih veya rakam olasılığı yok, merak ediyorum nasıl bir duygu diye, bende kendim denk getirip bu son denk rakamlı tarih`de bir post yayınlayayım dedim belkide şans getirir kimbilir, gerçi  21 Aralık`da kıyamet kopacak şans olsa n`olur olmasa n`olur :PPp....

Şaka bi yana, ne yazık ki kıyamet senaryolarının biri bitiyor biri başlıyor, insanlar kurtulmak için mekan ve yer arıyor ama ne yazık ki kıyamet bir deprem kadar sarsıcı gelip geçicek bir durum değil, amerikan filmlerinde ki gibi hayali bir şeyler de değil, ama  ne zaman kopacağıda belli değil, insanlara hazırlıklı olsunlar diye alametler verilmiş tarih değil...  Şu an ki yaşam şartları ve hayat zorlukları insanları okumakdan bilgi edinmekten uzak kılıyor, o yüzdende bir sürü safsataya inanıp duruyoruz, tabi buna yardımcı olan medya denen büyük bir canavarda yok değil hani...

Amaan, güzel şeylerden bahsedicektim ben 12.12.12 sizlere, hepimize sağlık ve mutluluk getirsin, yepyeni başlangıçların tarihi olsun, kendimizi yenileme tarihimiz olsun, mutluluk ve neşe getirsinn  hepimizee...

19 Kasım 2012 Pazartesi

İçimden Geldi

İçimden geldi, yazmak istedim bir kaç satır.
Kelimeler yuvarlanıyor kafamda, iş yazmaya gelince,
Parmaklarım tutuluyor adeta.
Ama saçmalasamda yazasım var bir kaç satır

Oysa ne çok hayellerim vardı benim, sadece hayal etmekle kalabiliyormuş insan, huzur bozulmasın kavga, hır, gür olmasın diye hayallerini söndürebiliyormuş insan...
Bazen diyorum kendime, daha ne istiyorsun, hayatta azda olsa (bazı insanlara istinaden) istediğim bir çok şey oldu, hatta istemediklerin bile, belkide en çok istediklerim olmadığı için bu kadar aç oluyorum hayellerimle doymaya çalışıyorum...
Ya da maymun iştahlının tekiyim...
Ufak şeylerden memnun olmayı seven ve başarabilen biriyim oysa, neden peki bu hallere bürünüyorum, depresyon dedikleri böyle bir şeymi? çoğu kez polyannacılık oynarak etrafımdakileridemi kandırıyorum, ben sızlanmaya kalkarsam inanmıyorlar sırf bu yüzden mi oluyor?
İçimden geldi bugün yazmak, yazıp rahatlamak, hislerime sizleride ortak etmek....

10 Temmuz 2009 Cuma

Dokunsalar Ağlayacağım

Sabah uyandığımdan beridir içimde bir hüzün, ağladım ağlayacağım ama boğazımda düğümleniyor cümleler..

Sebebsiz mi bilmiyorum, ufak tahminlerde bulunmaya çalışıyorum..
Gözyaşlarımın süzülmesini istedikçe, bu şekilde rahatlayacığımı düşündükçe içime akıyor gözyaşlarım..

Midemde bir düğüm, bir ağrı, patlıyacakmışım gibi hissediyorum..
Kelimelerim yine düğümlendi gerisini getiremiyorum............................
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Narish`den sizlerin e-mailinize gelsin... :)